MOBBİNG İLE MÜCADELE DE SENDİKANIN ROLÜ
MOBBİNG İLE MÜCADELEDE SENDİKANIN ROLÜ
Günümüz çalışma yaşamında esnekleşme, güvencesiz istihdam ve artan performans baskısı, işyerlerinde mobbing vakalarının yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Çoğu zaman bireysel bir sorun gibi sunulan mobbing, gerçekte yapısal ve örgütsel bir sorundur. Özellikle yöneticiler tarafından uygulanan mobbing, çalışanların kendilerini savunma olanaklarını daraltmakta, onları sessizliğe ve yalnızlığa itmektedir.
İşte tam bu noktada sendikalar, bireysel direncin kolektif güce dönüşmesini sağlayan temel aktörler olarak öne çıkmaktadır.
Yönetici Mobbingi Nedir?
Yönetici mobbingi; bir yöneticinin sahip olduğu yetki ve otoriteyi kullanarak çalışanı sistematik biçimde baskı altına alması, aşağılaması, dışlaması veya yıldırmaya çalışmasıdır. Bu süreçte sıklıkla şu yöntemler kullanılmaktadır:
Gerçekçi olmayan ve sürdürülemez iş yükleri,
Sürekli eleştiri, küçümseme ve itibarsızlaştırma,
Terfi ve ödüllendirme süreçlerinde ayrımcılık,
Tehdit, ima ve yıldırma politikaları.
Yönetici konumundaki fail, kurumsal yetkilerin arkasına sığınarak çoğu zaman denetimden uzak kalabilmektedir.
Mobbingin Sonuçları
Yönetici mobbinginin etkileri yalnızca bireysel değil; aynı zamanda toplumsal ve örgütsel boyutlar taşımaktadır. Çalışanlar açısından:
Kaygı, depresyon ve tükenmişlik sendromu,
İşten soğuma ve ciddi performans kaybı,
İşten ayrılma ya da zorunlu istifa
gibi sonuçlar ortaya çıkarken; örgüt düzeyinde verimlilik düşmekte, iş barışı bozulmakta ve kurumsal itibar zarar görmektedir.
Sendikaların Mobbingle Mücadeledeki Rolü
Sendikalar, mobbing karşısında çalışanların yalnız olmadığını gösteren en güçlü kolektif yapılardır. Sendikal mücadelenin temel işlevleri şunlardır:
Hukuki destek sağlamak: Mobbing mağdurlarına dava süreçlerinde rehberlik etmek ve avukat desteği sunmak.
Toplu sözleşmelerle koruma sağlamak: Toplu iş sözleşmelerine mobbing karşıtı hükümler ekleyerek önleyici mekanizmalar oluşturmak.
Farkındalık ve eğitim çalışmaları yürütmek: Çalışanları hakları konusunda bilgilendirmek, mobbingin normalleştirilmesini engellemek.
Kurumsal baskı ve kamuoyu oluşturmak: İşverenler ve yöneticiler üzerinde demokratik ve meşru baskı kurmak.
Bu yönüyle sendikalar, mobbingi bireysel bir “dayanıklılık sorunu” olmaktan çıkararak açık bir hak ihlali olarak görünür kılmaktadır.
Mücadelenin Önündeki Engeller
Sendikaların üstlendiği bu hayati role rağmen; sendikasızlaşma, iş güvencesinin zayıflığı, işten çıkarılma korkusu ve siyasal baskılar örgütlü mücadelenin önünde ciddi engeller oluşturmaktadır. Bazı işyerlerinde sendikaların etkisizleştirilmeye çalışılması, mobbing uygulamalarının örtük biçimde sürmesine neden olmaktadır.
Sonuç
Yönetici mobbingi, bireysel çözümlerle ortadan kaldırılamayacak kadar derin ve yapısal bir sorundur. Bu nedenle sendikal mücadele hem önleyici hem de onarıcı bir işleve sahiptir.
Çalışanların haklarını koruyan, demokratik ve katılımcı sendikal yapılar; mobbingin görünür kılınmasında ve çalışma yaşamında insan onuruna yakışır koşulların sağlanmasında vazgeçilmezdir.
Mobbinge karşı etkili bir mücadele, ancak örgütlü çalışanlar ve güçlü sendikalarla mümkündür.
Değerli Çalışma Arkadaşım,
UNUTMA!
YALNIZ DEĞİLSİN.
ULAŞIM-İŞ HER ZAMAN YANINDA.

